dünya bi garip. aslında garip olan dünya değil sadece sen ben o. annem, babam, kardeşim, sevgilim, amcam, teyzem, arkadaşım, komşum, ev sahibim, sevgilimin arkadaşları, onların arkadaşları, onların ev sahipleri, bazılarının kiracıları, kiracıların komşuları, komşuların akrabaları, akrabaların arkadaşları, onların sevgilileri, eşleri dostları, kapıcısı, mağazadeki kasiyer, okuldaki öğretmen, sınıf annesi, sınıf annesinin annesi, sıra arkadaşım; sonra büyüyünce bölüm arkadaşım, hocam, dekanım, rektörüm.
gaipten gelen garipliklerle büyütülmüşüz. herkes kendi garipliğini bir başkasının gaiplerine akıtıyor bu böyle büyüyor gidiyor. yuvarlanarak ilerliyor ilerledikçe büyüyor ve bu hiç durmuyor. neyseki gariplikleri severim gaipten gelenleri de. ama gaipten gelen sesler tanıdıklaştıkça garip gurup dediklerim monotonloştukça sıkıntılar başlıyor. içimden bi ben yine kalk gidelim diyor. giderim. yuvarlanan ben olayım büyürüm. büyüdükçe çocuk yanıma yanaşırım sen hala çocuksun derim kendime. gülerim. en çok da içimden gülerim. sonra o da dolar içime taşmayı beklerim. oysa ne elastik ruhum; taşmamacasına esner esner gerim gerim geirilir uyutmaz. uyumam ben de geceyi izlerim, dinlerim, severim. ay ışığından süzülür rüyalara girerim. girdiğim rüyalara dokunamam onları da izlerim . kah ağlarım kah kızarım bir sever bir haykırırım . ama yapamam rüyalara dokunamam onları da içime koyarım. içim dolar dolar taşmaz patlayana kadar beklerim. patlayınca her yana saçılır sevdiklerim, sevmediklerim, sildiklerim, kızdıklarım,ağladıklarım,patladıklarım, haykırdıklarım. hiç temizlemem uçar giderim, gider uyurum, uyur rüyalarıma dokunurum. garip bir ben gaipten bir ses olurum. duyulurum.
gaipten gariplikler garipsiyorum?!
YanıtlaSil