Koyun kopyalandığında da heyecanlanmıştık 'vaooov' falan demiştik ama konu insan kopyalamaya gelince yine ikiye ayrıldık. Olan Dolly' ye oldu zaten yavrucak güzelim Yeni Zellanda çayırlarında gönlünce koşamadı bile ne ehemmiyetli olduğunun farkında olmadan göçtü gitti kırpılmadan.
İlk küp karpuzlar çıktığında da çok sevinmiştik. Sevinmemişmiydik? Ne akıllı şu japonlar demiştik. Küp küp karpuzlarımız, domateslerimiz olsun istemiştik; bununla da yetinmeyip melez meyveler sebzeler de istemiştik.evet, istemiştik.
Şimdi genetiği değiştirilmiş ürünler yiyor olmamız, hormonla yüklenip garip bir tür olmaya yüz tutmamız bir günde hop diye ortaya çıkan bir durum değil demek ki. Hepimiz karşıyız korsana GDO'ya ama sanırım az biraz geç kalmışız.Bu üniversiteye gidince kızların saçını hemen sarıya turuncuya boyaması gibi bişi, ben de yaptım. Ne alaka ne alaka deme işte.
Şimdi saçtan girip çıkıyorum...
....Üniversiteye gidiyoruz... İlk iş upuzun saçlarımızı kızıl tonlarına kavuşturuyoruz zamanla saçların rengi daha da açılıyor tupturuncu oluyor e tabi saçlar buna dayanmıyor kestiriyoruz biraz... zaten o uzamıyor biraz daha kestiriyoruz . Hem kısalıyor hem sertleşiyor saçlar . Biri saçını okşamaya kalksa eli içerde kalıyor, kafanda el koleksiyonu yapmaya başlıyorsun taşıyamıyorsun. Gidip kökten kestiriyorsun kısacık oluyor bu sefer ama akıllanmıyorsun...! zaten kısa deyip saçında türlü renklerle geziyorsun yeni keşifler, yeni modeller. Sonunda yazık ya bu saçlara diye geçiriyorsun içinden, kuaföre gidiyorsun vur boyayı kafama siyahtan başkası paklamaz bunu diyorsun. Simsiyah çıkıyorsun... Uzun bir süre sonra kendi rengini buluyorsun. Saçların zamanla yumuşamaya başlıyor sonunda ipek gibi oluyor. Her zaman çok yıpranmış bunlar diyen kuaförün 'ne güzel saçların bebek gibi' demeye başlıyor. Sonra yavaş yavaş uzuyor yavaş yavaş.... yavaş yavaş... Bu arada 4 yıl geçiyor elinde hiç bir şey kalmıyor harcadığın bi ton kuaför parası saç bakım masrafı kalıyor. ne kadar düzelse de eskisi gibi olmu yor güzelim saçların. o zaman dank ediyor en güzeli doğallık diyorsun doğal doğal geziyorsun.
şimdi bağlayacak olursam.;. tıpkı saçımızda yeni renkler denememiz gibi sebze meyvelerde heyecanlı, bilim adına önemli olabilir ama insan üzerinde denenmeyecek şeyler deneyip yemeye başladık. Yedik yedik hoşumuza da gitti onlar daha da pahalıya satıldı hatta vakti zamanında . Hiç şikayetlenmedik nasıl ki aklımız başımıza geldi, sağlığa zararlı bunlar anladık, GDO ya hayır kampanyaları başladı, kimse manavdan normal boyut ve şekillerde sebze meyve alamamaya başladı bu konudan şikayetler de işte böyle başladı ama uçtu uçtu kuş uçtu.
İş işten geçti dostlar tohumu alan üsküdarı geçti.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder