28 Aralık 2010 Salı

Klavyedeki tüm harflere baktım yazmadan önce ne yazabilirim ki dedim.....
J ve F'de noktalar var,,,,, sanırım körler için referans noktalar.....ı dikkatimi çekmesi için yapılan şeyler dikkatimi çekiyor peki onlar bana ne anlatıyor.aklıma sadece Jefrey geliyor. Peki jefrey nerden aklımda kaldı evet get him to greek ten...... iyi filmdi vesselam. saygılar vs.sevgi güzel bişey

20 Aralık 2010 Pazartesi

7. Satır


Onun düşü bir düş içinde bir düştür,sığda kalan anlamda değil,derine inen anlamda bir düştür.Uyandığında ,gece boyunca rüya gördüğünü bütün bedeniyle hissediyordu.Ve 3 şaşkın Alman kızı nasıl yatağa attığını anlatıyor.Düşüncelerimin merkezine hemen yerleşiverdi.Belki de bütün sınırlar hayal ürünüdürler;nesnelerin doğası hakkında yeterli bilgimizin olmaması,gerçekliğin modelini gereğinden çok basitleştirme sonucu olarak ortaya çıkmıştır,bu sınırlar.Bilgi, teselli vericidir.Müzik almaya gitmektesin ya da aşkın başarısına.Neyin gitmediğini nihayet anladım sanırım;ben bir kahraman olmak isterdim.Ama zaten şovalye onu itmiş, kılıcı kalçasında takırdayarak ilerlemeye başlamıştı bile.Tabi yavrum.Aristoteles, maddesiz eşya olmadığını doğru bulur.Çok fazla erkeği olmuş kadınlar bir sonraki erkeklerini duygudan ziyade intikam arzusuyla seçerler sanki.Savurur bulut kılıcını Santiago ta yukarıda.Bazen ayağa kalkıyor,kolunun hareket ettiğini hissetmek bir ses duymak için bir kitap alıp duvara fırlatıyordu.Çocukken huzur bulmak istediğim tek yer evimdi.Bu sabah buzdolabında yumurta vardı ama, kalmamış.Gözyaşlarına boğulmak ve eşyaları camdan atmak için ne bekliyor?.Yalnızca yirmi yıldır kullanılmasına rağmen,çok hızlı haberleşme imkanı sağlayan telgraf,dünya halklarını daha o zamandan birbirine yakınlaştırmıştı.Her şey kendine uygun zamanda gerçekleşir.

10 Aralık 2010 Cuma

dırınınım nınımmmm...
hissettiğimin ne olduğunu tam olarak söyleyemem gibilerden oluşan tanımlamalarımsa yetersiz kalacaktır.Masallaştırıp anlatsam her gün ayrı dönemde geçen bi masalın içinde olduğumdan zor olacaktır takip etmesi oysa benim anlayabileceğimden bile daha hızlı gerçekleşen bu düşler silsilesini anlatmam hayli zahmetli.Önce hızlanmam lazım.Hızlanmak için işte ısınma hareketleri ama söylemeliyim ki bu düşler silsilesi tamamen gerçek. benim bu ve o ve tüm dün ya ve evren ve orda zaman yok. Önce aklıma gelenleri sıralayım.
Isınma hareketleri dediğimde mesela aklıma gelen, geçen yılbaşından başka bir şey değil bir görsel var kafamda ve bu geçen yılbaşına ait.Yer Asos.Zaman Yok.Isınıyoruz düzden ve tersten renkler var bolca ve evet ısınıyoruz.Yaptığım resimler içimdekileri anlatmaya yetmiyor yaşıyorum ben de .İşte ısınma hareketleri bunlar benim için.Isınma hareketleri sonunda tapınaktayız bir kayanın arkasında... ve uçuyoruz birbirimize bağırsak da iki insanın en yakın olabileceği yerden, duyduğumuz evrenin müziğinden başka bir şey değil rüzgar tınılarıyla özdeşleşen.Ve ben işte burada takılı kalıyorum sabaha kadar buz gibi olması gerekirken ve tepede dolunay bize bakarken ben üşümüyorum.Sabah olduğunda denize bakıp gülüyorum bu bir sır olarak kalsın sen ben ve ay arasında.


5 Aralık 2010 Pazar

hiçbir şey hakkında bir şey daha

ebedi sessizliği ebediyete varmadan yaşamak kuşkusuz sancılı olacaktır.Oysa ne edebi bir şey var bu durumda ne de ebedi. Her şey oldukça yalın ve sessiz... planlanmış gibi duran her şeyin içinde şaşkın bir senden başka hiçbir şey yok sürekli seni takip etmesinden sıkıldığın gölgen bile seni yalnız bırakmış.Oysa bunu isteyen senden başkası değildi!
Öğrenilmiş cümlelerinle daha ne kadar konuşabilirsin merak ediyorum ne zaman kendi kelimelerini yaratıp kendi cümlelerinle suratıma vuracaksın gerçekleri.? Oysa istediğin gerçek bile değil tek istediğin beni çıldırmış görmek biliyorum. Çıldırdığımdan emin olabilirsin.Bunun tadını çıkarmak için çok zamanın olacak çünkü yapayalnızsın ama öyle doyumsuzsun ki bu seni sandığından daha az oylayacak ve evet doyumsuzluğun sana özgü bile değil.Tadını çıkar hatta just enjoy it.Kendi uydurduğum kelimelerle söylemem gerekirse kokoriko demem yeterli olacaktır sanıyorum.Bir şarlatandan farkım olmadığının gayet farkındayım oysa sen bunun ben olmadığını bile göremeyecek kadar körsün şimdi.Derin sessizliğine gömül ve istediğin huzur orada mı bir bak ve unutma ben hep burada olucam!Bunu bilmek her şeyi daha mı zor yapacak?Saçma!Hadi tadını çıkar aptal olma!Daha ne kadar aptal olabilirsin ki?'! Her neyse yine çok konuştum şimdi monologlarınla kendini zehirlemeye devam et!
Hiçbir satır arasına sığmayacak ciddi sorunlarımı hep bir kelimenin içine sıkıştırıp yolladım insanlara ve evet tahmin edileceği üzere kimse anlamadı oysa ümitle bekliyordum okyanusa bıraktığım şişenin içindeki nota cevap gelsin diye.Oysa ben mucizelere inanırım ,beni anlayanlar var.Genç kız bunalımlarıma geri döndüğüm zamanları seviyorum bazen,, beni zinde tutuyor!Ama hastalanmak daha kolay artık kendimi güvenle bırakabileceğim kollar azaldı kendi başının çaresine bakma zamanı!Bİr takım sorunlarımı alttmek için yazıyorum bazen ve bu evet bu pek hoşuma gidiyor diyemem küçük bi bukowski olmaya niyetim yok ya da küçük her hangi bir şey ben büyük şeylerin peşindeyim ve evet çok iyi hayal kurarım!Hayallerimin gerçek olması ya da olmaması umrumda bile değil umrumda olan hayallerimin ne kadar renkli olduğu o renklerle ben hayatımın resmini yaparım evet.Zaten yapılması gereken bir şey varsa o da bu olmalı.Daha mutlu olmak için hep beraber hayal kuralım onların gerçekleşmesini beklemek yerine hayallerimizi kullanıp hayata renk katalım.Oldukça basitmiş aslında.
Bak işte şimdi ebedi sessizliğe ulaştım, aradığım sessizlik mutluluğumda gizliymiş beni mutlu edense yeni bir şey öğrenmemden başkası değil yani tam olarak adlandıramıyorum ve evet adlandırmakla ilgili ciddi sorunlarım var.İsimsiz olan her şey daha anlamlı sanki.Neyse konumuz bu değildi aslında konu bile yoktu ortada değil mi?Beni mutlu eden keşfediyor olmam sürekl keşif halinde olmam ve uzun boşlukların ardından eğer kendimle ilgili ya da insanlarlaa ilgili ya da evrenle ilgili kendi kendime farkettiğim bir şey karşıma çıkarsa işte o zaman mutlu oluyorum ve evet mutluluk kafamdaki seslerin çoğunu susturuyor bir anlı bile olsa buna değiyor.
kulağımda çınlayan şarkıysa nirvanadan geliyor şu an evet on a plain!



I'll start this off without any words
I got so high I scratched 'till I bled
I love myself better than you
I know it's wrong so what should I do?
The finest day that I've ever had
Was when I learned to cry on commmand
I love myself better than you
I know it's wrong so what should I do?

I'm on a plain, mmmm
I can't complain, mmmm
I'm on a plain, mmmm

My mother died every night
It's safe to say, quote me on that
I love myself better than you
I know it's wrong so what should I do?
The black sheep got blackmailed again
Forgot to put on the zip code
I love myself better than you
I know it's wrong so what should I do?

I'm on a plain, mmmm
I can't complain, mmmm
I'm on a plain, mmmm

Somewhere I have heard this before
In a dream my memory has stored
As a defence I'm neutered and spayed
What the hell am I trying to say?

It is now time to make it unclear
To write off lines that don't make sense
I love myself better than you
I know it's wrong so what should I do?
And one more special message to go
And then I'm done, and I can go home
I love myself better than you
I know it's wrong so what should I do?



Okuyan varsa bari benim için söylesin bir kere,evet.

2 Aralık 2010 Perşembe

kendimi aramadım

Orada.. Denizi görebildiğim yerde... uçsuz bucaksız deniz,,, karşıda ne bir ada var ne de gelen giden bir gemi...İşte orada duruyorum.Yerle göğün birleştiği yerde mavilerin dansını izliyorum bir başıma.Arkamda yükselen koca dağ beni her şeyden sıyırıp özgürce düşünmememi sağlıyor.İşte orada ben yalnızım.hiçbir şey düşünmeden düşünmenin keyfini yaşıyorum.Kendimi orada buluyorum.Işık doluyor içime,, yükseliyorum ,,,en hafif olduğum yerde gözlerimi kapatıyorum.. Ve orada gözlerimin rahatça kapandığı yerde kollarımı açıyorum.Açılan kollarım rüzgarı kucaklıyor şimdi.İşte rüzgarı kucakladığım yerde gözlerimi açıyorum. İçimdeki sıcaklık gittikçe büyüyor. Tüm hücrelerimde hissedebiliyorum yaşadığımı.İşte orada yaşadığımı hissettiğim yerde ben yalnızım.Ne geçmişim, ne geleceğim,ne bir pişmanlığım, ne bir kaygım, ne hüzün ne mutluluk hiçbir şey yok orada.İste orada yalnız olduğum yerde ve kollarım açıkken ufka doğru ufuk çizgisinde bir nokta oluyorum.İşte orada nokta olduğum yerde arkamda koca dağla ben kayboluyorum.İşte orada kaybolduğum yerde ben kendimi buluyorum.