Geçen cumartesi çok eğlendim.Muhteşem bir terasta akıcı muhabbet; aynı anda galata kulesini, haliç köprüsünü, tarihi yarımadayı, kız kulesini, ışıklı boğaz köprüsünü görebilmek gibisi yok.böyle başlayan bir akşamın sonunda müp, erdem ben yine sürekli konuşup eğlendiğimiz sanarken bir süre sonra yalnız benim saçmalamama ve nefes almaya mahal vermeden kendimi konuşturmaya çabalamama dayanamayan erdem tam olarak ne dedi hatırlamıyorum ama o an konuşmamam kararı aldığımdan eminim ve evet saatlerce hiç konuşmadım.Bunu ben çocukken çok yapardım birine kızdığımda onu konuşmayarak cezalandırdığımı sanırdım ,,, bu arada kafamda çeşitli senaryolar oluşmaya başlardı evet mesela biri şöyle;
ben yanlış hatırlamıyorsam anneme küsmüştüm ve yine konuşmuyordum, çok önemli bir şey söylemem gerekirse deftere yazıp onu okutuyordum ama konuşmuyordum... Yine bir süre sonra bir köşeye çekilip oturduğumda kendi kendime sürekli tekrarladığım şey ' hiç konuşmayacağım, siz sesimi unutana dek ben konuşmayı unutana dek konuşmayacağım' Türkiye de yaşıyor olmanın verdiği etkiyle bu cümleyi öyle yerlere çektim ki şu an ben bile ne saçmalamışsın be küçük özge demeden duramıyorum.Evet şöyle ki ben böyle uzun süre konuşmadığım ve konuşmayı unuttuğum için haberlere falan çıkıyorum Manşetler yankılanıyor o zaman kafamın içinde tabi ben o programa bile gittim geldim. hey gidi günler!!:
böyle önemli bir anımı da paylaştıktan sonra sadete delirsem eğer ben aslında paylaşmak istediğim o akşam yine defterime not aldıklarım....(bu arada akşamlar karışmasın bu geçen cumartesi akşamı:)) lafı uzatmadan yazasım var her nedense evet işte konuşmadıklarım:
Hiçbir dili anlamasaydım o zaman çok iyi şiirler yazabilirdim..
Dayanabildiğim kadar konuşmayacağım....Hadi bakalım!
Yer yer konuşasım geldi ama hep sustum...O zamanlar konuşamayıp sustuysam beni konuşturabilecek daha büyük bir şey olması lazım.
YOoo! Hiç de komik olmaya çalışmıyorum; eğer komik olmaya çalışsaydım çoktan konuşmuştum.
Ben bunu çocuk kafasıyla milyon kere yaptım.(Bİr de çocukken yani diye not düşmüşüm yanına)
I am just a creator living with creatures inside me.(ingilizce de düşünmüşü yani bir ara)
Ben de onu diyorum işte, kaplanların soyu tükeniyor.Hatta Leonardo di Caprio kaplanlar için 1.000.000 dolar bağışlamış.
Omlar zaten neresi gelişiyor oraya saldırıyorlar.Aslında onlar her yerdeler.
Çünkü biz bu dünyaya 'insan doğurmak' istemiyoruz oysa onların 'asker'e ihtiyaçları var.
Aslında kürdizm kemalizm diye de bir şey yok.Burada ki hiçbir şey bizim değil hepimizin.Oysa kaplanların soyu tükeniyor kimsenin umrunda değil.
Bazılarının sorunu sadece üremek, bazılarınınsa yalnızca üremeden hayatta kalabilmek.
Evet bunları 5 dk içinde yazmış olmalıyım ama tek derdim kaplanlarmış gibi görünüyor.Bazen böyle kafamdaki sekmeleri kaydetmek hoşuma gidiyor işte napiim. bunu da en iyi konuşmadığım zamanlar yapabiliyorum.Yanlış anlaşılma da olmasın ki ben çok az konuşan br insanım aslında ,,, sadece bazen öyle susamıyorum ki ...