12 Kasım 2010 Cuma

büyüdüm

o kadar büyümüşüm ki kendi içimde gezinmek beni yorar olmuş ben başka yerlerdeyken aklım bensiz kararlar verip onları uygular olmuş ben kendi halimde keşifteyken dilim yeni tatlar almış kulaklarıma yeni melodiler çalınmış ağzım benim yerime konuşmuş ellerim çizer olmuş.
derindeyken yüzeyi yüzeydeyken derini özler olmuşum korkup sığlara çekilirken bi yanım dalgalara kafa tutar olmuş ben beni ararken ben beni yalnız bıraktığımdan bir ben kendi kendine küçülüp masum bir çocuk olmuş.
o kadar büyümüşüm ki sonunda çocuk olmuşum düşe kalka büyürken düşüp kalkma peşinde koşar olmuşum. mışlı geçmiş zamanlarda dolanırken ben yaptım ettim demeyi özler olmuşum. gelmiş miyim gitmiş miyim inmiş miyim çıkmış mıyım ? kaçmışım saklanmışım yakalanmışım derken ben kendimle oynar olmuşum. kendimle oynadığımı farkettiğimde yalnızlığıı dinler olmuşum, onu alıp yanıma ağaçlara tırmanmış, denizler aşmış, yıldızları seyre dalmışım. derken aşkı görmüşüm yalnızlığımı yarı yolda bırakmış, kendimi onun peşine takıp dağa tepeye tırmanır olmuşum. dağa tepeye tırmanmışım tırmanmışım da yükseklerde olmak hoşuma gider olmuş . aşkı sevmişim çıkmışım çıkmışım da inmeyi unutur olmuşum. gel zaman git zaman aşk kaybolmuş, yukarılar hoşuma gittiğinden inmeyi beceremez hale geldiğimden aşkıma kavuşmak için tek yol kendimi tepeden aşağı bırakmışım. düşmüşüm düşmüşüm de yine yalnızlığımı bulmuşum. ben onu bırakmış olsam da o beni meğer hiç unutmamış geri geleceğimi bildiğinden beklemiş beklemiş yine gideceğimi bile bile sevmiş sarmış yaralarımı kapatmış.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder