3 Kasım 2010 Çarşamba

sevgili canlı(ölü) bomba

Ben Nietzsche yi özledim, Goethe beni çağırıyor bense godot yu bekliyorum.İnanılmaz bir zincir, bi yerde buluşmamız lazım.Her sabah nasıl buluşuruzu düşünüyorum yataktan kalkmadan.Bazen şiirler yazıyorum kafamdan, ruhumu çıkarıp beynime asıyorum.Bu beni daha rahat bir insna yapıyor.Düşündüklerim yerine hissettiklerim oluyor bu sayede beni oluşturan,konuşturan. Dışarıdan kararsız,dengesiz görünmem belki bu yüzden.Belki de ,aslında, öyle düşünüyorum ki dışarıdan inadında sabit görünüyorum. Zaten akrep burcuyum, sabit. sabit. Zaten bana ne nasıl göründüğümden.
Nasıl göründüğüm hiç umrumda değil çünkü iletişim kurarken ben beni görmüyorum,yalnız seni görüyorum.Her seferinde değişen bir başka sen olan seni...Senin nasıl göründüğün umrumda olan. LÜTFEN! Lütfen huzurlu görün, mutlu görün. Hüzünlü gözlerinle, sinirli sözlerinle,asabi tavırlarınla ya da kirletilmiş ruhunla suyumu bulandırma.Zaten seviyorum seni. Bu bile anlık mutluluğunudaha görünür kılmaya yetmeli.Yetebilir. Eğer insansan sevgi seni sarabilir.
EY bu kadar sevdiğim insanoğlu! Nasıl oluyor da sen benim bu kadar umrumdayken ve ben şiirler yazarak uyanırken ve ben seni sevmek için yola çıkmışken sen gidip orda burda canımı yakabiliyor; en sevdiğim sabah şiirlerimi kana bulayıp silebiliyorsun?
Kendi kendini yokedebilme lüksünü nasıl başkalarının da canını alarak/yakarak cinayete çevirebiliyorsun?
Kendini sevmeni söylüyordu oysa herkes,,, sevebilecek bir sen bile bırakmıyorsun.
Orada ağladığını biliyorum, pişmanlığın ve insanlığın yakanı bırakmayacak bunu sen de biliyorsun. orada ağladığını duyabiliyorum, ağlıyorsun çünkü patlama aklını başına getirdi,ruhunla başbaşa kaldın . bence ağlama.En azından kendine ağlama. git orda bana ağla , annene ağla canını yaktığın insanlar için ağlaa.Yok YOk iyisi mi sen git kendine ağla.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder