19 Ekim 2010 Salı

bu tutar

'her şey güzel olucak' demişti...
'güzelleştiremiyorum' dedi, gitti.

gidişiinin ardından tek yaptığım sadece bakakalmaktı. güzelleştiremediği şey neydi? zaten her şey çok güzel değil miydi? mutluyduk.. mutlu uyuduk.
kalkıp bir kahve demledim.mutfağa gidene kadar tekrar tekrar gidişini izledim. böyle gidişlere alışık değildim. kavga gürültü olmadan sessizce çıktı gitti, ağzımı açıp tek bir laf bile edemedim. gitti. belki gelir dedim. belki gelir dedikten sonra işler çığrından çıkmaya başladı, şaşkınlığım kendini hüzünle sarmaladı belirsizlikler içinde kaybolup gitti geriye gözyaşlarım kaldı. kahve sıcak. soğumasını beklemem gerek. ne güzel üflerdik beraber çıkan buhara bakıp hikayeler uydururduk. hep gülerdi, gülerdim. sonra beni öperdi.o öpünce kahve daha çabuk soğurdu. büyük bir sessizlik içinde kahvenin soğumasını bekledim. daha önce bu kadar uzun sürdüğünü hiç farketmemiştim. bundan sonra sütlü kahve içmeye karar verdim. soğuk sütle karıştırıcam bundn sonra. alışkanlıklarım daha 10 dakikada değişmeye başladı. zihnim sorulardan kendini kurtaramıyordu bir türlü ve ruhum zaten çok uzaklardaydı. bedenim çıplak yapayalnız, üşüyordu. ve bir ağlama krizi daha...
uyuyakaldığımı farkettiğimde iş için çok geç kalmıştım. hemen arayıp izin almalıydıım. kalkıp telefonumu almaya yçneldim. buz gibi bir kahve ayağımdan parkeye süzülmeye başladı o anda.
- sonunda soğumuş.

- devam edecek dostlar-

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder