12 Temmuz 2010 Pazartesi

MaYa VOL.1

Bir noktayla başladı her şey.


Hepsinin bir rengi vardı, yaşadıkça gördükçe noktayı doğruya eğrilere çevirmişlerdi. çok genişlememeleri gerekiyordu hepsi başlangıç noktasını merkez kabul edip renkleri değiştirmeye başladılar.
Dışarıdan daire gibi görünüyordu hepsi ucu açık genişlemeye uzamaya hazır haldelerdi. kimi parlak yeşilini saklıyordu gözleri kamaştırmamak için; kimi altını gizliyordu çalınıp gitmesin diye. kat kat renk renkti hepsi.kimi kendini korumak için renkleri daha koyuya götürüyor kimi daha da açıyordu, göstermekle göstermemek arasında gidip geliyorlardı hepsi şeffaftı oysa herkes renkleri görüyordu ama yadsınamıycak da bi gerçek vardı ki ya herkes istediği rengi görüyordu ya da yaratılmış ilüzyona kapılıp gidiyordu. merkeze ulaşana dek merkezzde olduklarını sanıyordu keşfe çıkanlar ama herseferinde bir başka merkez olduğunun farkına varıyorlardı. 'hangi renk gerçek renkti'' saf öz rengi hangisiydi' bunu hiç bilemeyeceklerini zamanla öğrenmişlerdi. keşifler daha bi korkuyla daha bi heyecansız olmaya başlamıştı. hayalkırıklıklarından enfes kırmızının altından çıkan kahverengilerden çekindiklerinden çoğu gözlerini çoktan kapatmıştı. yalnız cesaretle gözleri açık yürüyenler biliyorlardı doğru rengi bulduklarında doğru renkleri görebiliceklerdi.

Küçük MaYa bunları çok erken farketmişti diğerlerinden ya da diğerlerinin de bunun farkında olduğunu geç anlamıştı.Çok canı sıkılıyordu renkler değişince sahte renklere katlanamıyordu. kendi renginin de değiştiğinin çapının büyüdüğünü farkettiğinde bunun biraz da istemsiz olabiliceğini büyümenin bu demek olabiliceğini farketti.
Hergün bir yeni rengi silmek için akıttığı gözyaşları da azalmıştı; reNkleri tatmaya, koklamaya, onlara dokunmaya başlamıştı artık. keyfini çıkarmanın vakti gelmişti.En sevdiği rengi bilmiyordu ama kahverenginden hiç hoşlanmadığı kesindi. Hep kahverenginden kaçtı ama en çok lacivertten korktu koyu renkler çok şey saklıyorlardı ve bu onu deli ediyordu. Elbette herkes bir şeyler saklardı ama bu kadar karanlığa bulanmak nedendi bunu hiç anlamamıştı.Zamanla laciverti de sevmeye başladı artık onu ürkütmüyordu; Bu da MaYa yı korkuttu: bir sonraki rengi lacivert mi olacaktı?

Aslında alakası yoktu içerdeki renklere dokunmayı öğrenmişti ve laciverterin siyahların içinde de yumuşak renklerin olduğunu biliyordu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder